"all there" in Turkish
Definition
'Aklı başında' olmak, birinin tamamen farkında, zihin olarak sağlıklı ve olayların bilincinde olmasıdır. Genellikle samimi bir şekilde ve bazen olumsuzda ('not all there') kafa karışıklığı için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Samimi ortamlarda, genellikle olumsuz ('not all there') biçiminde kişinin dalgın veya karışık olduğunu belirtmek için kullanılır; olumlu hali nadirdir. Gerçek akıl hastalıkları için kullanılmamalıdır.
Examples
He doesn't seem all there today.
Bugün çok **aklı başında** görünmüyor.
Are you sure you're all there?
Gerçekten **aklı başında** mısın?
After the accident, he was not all there for a while.
Kazadan sonra bir süre **aklı başında** değildi.
I tried talking to her, but she just wasn't all there.
Onunla konuşmaya çalıştım ama hiç **aklı başında** değildi.
He acts so weird sometimes—I'm not sure he's all there.
Bazen çok tuhaf davranıyor—**aklı başında** mı emin değilim.
You have to be a little crazy to do this job, so none of us are really all there.
Bu işi yapmak için biraz deli olmak lazım, yani hiçbirimiz tam anlamıyla **aklı başında** değiliz.