"a sure thing" in Turkish
Definition
Mutlaka gerçekleşecek ya da başarılı olacak bir şeydir. Başarısız olma riski yoktur.
Usage Notes (Turkish)
Gündelik konuşmalarda, bahis, yarışma veya tahminlerde sıkça kullanılır. Sadece neredeyse kesin olan şeyler için kullanılmalı, sadece muhtemel olanlar için değil.
Examples
Winning this match is a sure thing for our team.
Bu maçı kazanmak bizim takım için **kesin olan şey**.
The company’s success seemed like a sure thing last year.
Geçen yıl şirketin başarısı **garanti** gibi görünüyordu.
He thinks his promotion is a sure thing.
Terfisi, kendi terfisinin **kesin olan şey** olduğunu düşünüyor.
It looked like a sure thing, but then it rained and everything changed.
Her şey **kesin olan şey** gibi görünüyordu, ama sonra yağmur yağdı ve her şey değişti.
Don’t bet on it being a sure thing—there’s always a chance something could go wrong.
Buna **garanti** diye bahis yapma—her zaman bir şeyler ters gidebilir.
Getting tickets at the door isn’t a sure thing—they might be sold out.
Kapıdan bilet almak **kesin olan şey** değil—biletler tükenmiş olabilir.