“wrinkles” in Turkish
Definition
Yaşlandıkça ciltte oluşan ince çizgi veya katlanmalar; kumaş veya yüzeylerdeki benzer kırışıklıklar da bu şekilde adlandırılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle yaşlanma nedeniyle ciltte görülen çizgilerdir; ancak giysi veya başka yüzeylerdeki kat izleri de bu terimle ifade edilir. 'Çatlak' veya 'kat' ile karıştırmayın.
Examples
My grandmother has many wrinkles on her face.
Büyükannemin yüzünde çok fazla **kırışıklık** var.
You can remove wrinkles from clothes with an iron.
Ütüyle kıyafetlerdeki **kırışıklık**ları giderebilirsiniz.
The old paper had wrinkles all over it.
Eski kağıdın her yerinde **kırışıklık** vardı.
Laughing a lot can give you little wrinkles around your eyes.
Çok gülmek göz çevresinde küçük **kırışıklık**lara yol açabilir.
She tried a new cream to reduce her wrinkles.
**Kırışıklık**larını azaltmak için yeni bir krem denedi.
Don’t worry about those wrinkles—they just show you’ve lived.
O **kırışıklık**lar için endişelenme—they sadece yaşadığını gösteriyor.