wright” in Turkish

ustazanaatkâr

Definition

“wright”, özellikle gemi yapımcısı (shipwright) veya oyun yazarı (playwright) gibi bileşik kelimelerde kullanılan, bir şeyi üreten veya tamir eden usta zanaatkâr anlamına gelen eski bir terimdir.

Usage Notes (Turkish)

Artık yalnız başına kullanılmaz; daha çok 'shipwright', 'playwright' gibi birleşik kelimelerde yer alır. Belli bir işin ustası anlamına gelir.

Examples

A wright built the village's wooden bridge.

Köyün ahşap köprüsünü bir **usta** yaptı.

The church door was made by a skilled wright.

Kilise kapısını usta bir **zanaatkâr** yaptı.

A wheelwright repairs broken wagon wheels.

Bir tekerlek**usta**sı kırık araba tekerini tamir eder.

In old times, every town had its own wright for tools and furniture.

Eskiden her kasabada alet ve mobilya yapmak için bir **usta** olurdu.

The name 'Wright' often comes from someone whose ancestor was a wright.

‘Wright’ soyadı genellikle atalarının **usta** olmasından gelir.

You rarely hear someone called a wright these days, except in words like 'shipwright' or 'playwright'.

Günümüzde birine sadece **usta** denildiği nadiren duyulur; genellikle 'shipwright' ya da 'playwright' gibi kelimelerde geçer.