“wound” in Turkish
Definition
Deri veya vücudun bir kısmında oluşan kesik, yırtık veya zarar. Küçük bir çizikten ciddi yaralanmalara kadar olabilir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle fiziksel yaralar için kullanılır: 'yara temizlemek', 'derin yara'. Bazen duygusal acılar için edebi tarzda da geçebilir, ama en yaygın anlamı fizikseldir. İngilizcede 'wind'in geçmiş zamanıyla karıştırmayın.
Examples
The nurse cleaned the wound carefully.
Hemşire **yarayı** dikkatlice temizledi.
He had a deep wound on his arm.
Kolunda derin bir **yara** vardı.
This wound will take time to heal.
Bu **yaranın** iyileşmesi zaman alacak.
If the wound gets red or swollen, call the doctor.
**Yara** kızarır ya da şişerse, doktora başvurun.
The photo showed the wound clearly, so the police kept it as evidence.
Fotoğrafta **yara** net şekilde görünüyordu, bu yüzden polis onu delil olarak sakladı.
That old accident left him with a wound that still hurts in winter.
O eski kaza ona, kışın hâlâ sızlayan bir **yara** bıraktı.