windows” in Turkish

pencere

Definition

Pencere, duvarda veya araçta bulunan, genellikle camla kaplı, ışık ve hava girmesini sağlayan ve dışarıyı görmeye yarayan açıklıktır.

Usage Notes (Turkish)

'Pencere' genellikle sayılabilen bir isimdir: 'bir pencere', 'iki pencere'. 'Pencereyi açmak/kapatmak', 'pencere kenarı' gibi ifadelerle sıkça kullanılır. Bilgisayar işletim sistemi olan 'Windows' ile karıştırmayın.

Examples

The windows are open because it is hot inside.

**Pencereler** açık çünkü içerisi çok sıcak.

She cleaned all the windows in the house.

Evdeki tüm **pencereleri** temizledi.

The bus has large windows.

Otobüsün büyük **pencereleri** var.

Can you crack the windows a little? It smells stuffy in here.

**Pencereleri** biraz aralayabilir misin? İçerisi havasız kokuyor.

The rain was so loud on the windows that I couldn't sleep.

Yağmur **pencerelere** o kadar şiddetli vuruyordu ki, uyuyamadım.

We chose the corner table by the windows.

**Pencerelerin** yanındaki köşe masasını seçtik.