“win” in Turkish
Definition
Bir yarışma, oyun veya tartışmada başarılı olmak; ödül kazanmak ya da en iyi olmak.
Usage Notes (Turkish)
Hem resmi hem de günlük dilde yaygın olarak kullanılır. 'win a prize', 'win someone's heart' gibi ifadelerde geçer. 'earn' (kazanmak, maaş için) veya 'gain' (zamanla elde etmek) ile karıştırmayın.
Examples
Did your team win the match?
Takımınız maçı **kazandı** mı?
She hopes to win a scholarship.
O, bir burs **kazanmayı** umuyor.
You can win if you try your best.
Elinden geleni yaparsan **kazanabilirsin**.
It’s tough to win an argument with her.
Onunla tartışmada **kazanmak** zordur.
He just wants to win at everything, even small games.
Her şeyde, hatta küçük oyunlarda bile **kazanmak** istiyor.
Sometimes, you don't have to win to feel proud of yourself.
Bazen kendinle gurur duymak için **kazanmana** gerek yoktur.