wilt” in Turkish

solmakboynunu bükmek

Definition

Bitkin veya güçsüz, cansız bir hale gelmek; genellikle susuz kalan bitkiler için, bazen de enerjisi ya da özgüveni azalan insanlar için kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

En sık bitkiler için kullanılır; insanlar için daha çok edebi veya betimleyici anlam taşır (örn. 'wilt under pressure'—baskı altında çöküp kalmak). 'with' (ile) ile karıştırmayın.

Examples

If you don't water the plants, they will wilt.

Bitkilere su vermezsen, onlar **solar**.

The flowers began to wilt in the hot sun.

Çiçekler sıcak güneşte **solmaya** başladı.

Lettuce will wilt if left out of the fridge.

Marul buzdolabı dışında bırakılırsa **solar**.

After hours of running, I started to wilt from exhaustion.

Saatlerce koştuktan sonra yorgunluktan **solmaya** başladım.

Watching her confidence wilt was hard for her friends.

Arkadaşları için onun özgüveninin **solduğunu** izlemek zordu.

Don't let negative comments make you wilt.

Olumsuz yorumların seni **solmasına** izin verme.