willow” in Turkish

söğüt

Definition

Uzun ve ince dalları, dar yaprakları olan, genellikle su kenarlarında yetişen bir ağaçtır.

Usage Notes (Turkish)

"söğüt" genellikle ağacı ifade eder; özellikle sarkık dallı "ağlayan söğüt" (weeping willow) akla gelir. 'Söğüt dalı', 'söğüt kabuğu' gibi ifadelerde kullanılır.

Examples

There is a willow by the river.

Nehir kenarında bir **söğüt** var.

The willow has long branches.

**Söğüt**ün dalları uzundur.

We sat under the willow in the park.

Parkta **söğüt**ün altında oturduk.

I always think of summer when I see a willow by the water.

Su kenarındaki **söğüt**ü görünce hep yazı hatırlarım.

That old willow in my grandparents' yard is still there.

Büyükanne ve büyükbabamın bahçesindeki o eski **söğüt** hâlâ duruyor.

The wind made the willow sway back and forth.

Rüzgar **söğüt**ü sağa sola salladı.