“weak” in Turkish
Definition
Bir kişi veya şey zayıfsa, yeterince güç, etki veya kuvveti yoktur. Kişinin bedeni, bir argüman veya bir sinyal gibi güçlü olmayan her şey için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Oldukça sık kullanılan bir sıfattır. 'weak coffee', 'weak argument', 'weak signal', 'feel weak' gibi birçok ifadede geçer. Fiziksel güç için kullanılır; kolay kırılan şeyler için 'kırılgan' tercih edilir. 'Zayıf insan' karakter için kullanıldığında genellikle olumsuz ve cesaretsizlik anlamına gelir.
Examples
I felt weak after the long walk.
Uzun bir yürüyüşten sonra kendimi **zayıf** hissettim.
This tea is too weak for me.
Bu çay bana göre çok **zayıf**.
The phone signal is weak here.
Buradaki telefon sinyali **zayıf**.
That excuse sounds pretty weak, to be honest.
Dürüst olmak gerekirse, bu bahane oldukça **zayıf** geliyor.
I’m still a bit weak, so I’m staying home today.
Hâlâ biraz **zayıf** hissediyorum, bu yüzden bugün evdeyim.
We need a stronger ending—the last scene feels weak.
Daha güçlü bir final lazım—son sahne **zayıf** durmuş.