“wars” in Turkish
Definition
Savaşlar, ülkeler ya da gruplar arasında uzun süren, organize çatışmalardır. Ayrıca güçlü ve devam eden her türlü mücadele için de kullanılabilir.
Usage Notes (Turkish)
‘Savaş’ genellikle küçük çatışmalardan ya da ‘savaş’ kelimesinden daha hafif olan ‘kavga’, ‘çatışma’dan çok daha ciddi, geniş çaplı silahlı mücadeleyi anlatır. ‘İç savaş’, ‘dünya savaşı’, ‘savaş patlak verdi’, ‘savaşta olmak’ gibi kalıplarda sık geçer. Ayrıca ‘fiyat savaşları’, ‘kültür savaşları’ gibi anlamlarda da yaygındır.
Examples
The documentary shows how small border fights can turn into full wars.
Belgesel, küçük sınır çatışmalarının nasıl büyük **savaşlar**a dönüşebileceğini gösteriyor.
Many wars have changed history.
Birçok **savaş** tarihi değiştirmiştir.
The book is about two wars in Europe.
Kitap Avrupa’daki iki **savaş**ı anlatıyor.
People suffer a lot during wars.
İnsanlar **savaşlar** sırasında çok acı çekiyor.
My grandfather lived through two wars, and he rarely talked about them.
Dedem iki **savaş** yaşadı ve onlar hakkında nadiren konuşurdu.
These trade wars are making everyday products more expensive.
Bu ticaret **savaşları** günlük ürünlerin fiyatını artırıyor.