“walls” in Turkish
Definition
Bir oda, bina veya alanın yanlarını oluşturan dikey yapılar. Taş veya tuğladan yapılmış sınırları da ifade edebilir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle bir odanın ya da binanın iç yüzeyini ifade eder; dış sınır anlamı da olabilir ancak 'fence' ile karıştırılmamalıdır. 'duvarı boyamak', 'tuğla duvar' gibi kullanımlar yaygındır. Duygusal engelleri belirtmek için de mecazen kullanılır.
Examples
After the argument, it felt like he had built walls around himself.
Tartışmadan sonra, etrafına **duvarlar** örmüş gibiydi.
The walls are white.
**Duvarlar** beyaz.
She put pictures on the walls.
O, **duvarlara** resimler astı.
The garden has high stone walls.
Bahçenin yüksek taş **duvarları** var.
The sound in this apartment is terrible—I can hear everything through the walls.
Bu apartmanda ses çok kötü—her şeyi **duvarlar** üzerinden duyabiliyorum.
We need to paint the walls before we move in.
Taşınmadan önce **duvarları** boyamalıyız.