“walkout” in Turkish
Definition
İş bırakma, bir grup insanın genellikle işyerinde veya okulda topluca dışarı çıkıp protesto etmesidir.
Usage Notes (Turkish)
Çoğunlukla çalışanlar veya öğrenciler tarafından yapılan toplu protestoları anlatır. Sadece isim olarak kullanılır. 'Stage a walkout' ifadesi bir protesto organize etmek anlamına gelir.
Examples
The workers organized a walkout to demand better pay.
İşçiler, daha iyi maaş istemek için bir **iş bırakma** düzenledi.
There was a sudden walkout during the meeting.
Toplantı sırasında ani bir **iş bırakma** yaşandı.
The company tried to stop the walkout, but people kept leaving.
Şirket **iş bırakma**yı durdurmaya çalıştı, ancak insanlar ayrılmaya devam etti.
Last year’s teacher walkout made national news.
Geçen yılki öğretmen **iş bırakma**sı ulusal haberlere çıktı.
Students held a walkout to protest the new rules.
Öğrenciler, yeni kuralları protesto etmek için bir **iş bırakma** yaptı.
After the announcement, dozens of employees joined the walkout.
Duyurudan sonra onlarca çalışan **iş bırakma**ya katıldı.