wail” in Turkish

ağlamak (yüksek sesle)feryat etmek

Definition

Şiddetli acı, üzüntü veya yas nedeniyle yüksek ve uzun süreli ağlamak ya da feryat etmek anlamına gelir.

Usage Notes (Turkish)

Daha çok edebi veya ciddi durumlarda kullanılır; normal 'ağlamak'tan daha yoğun bir duyguyu ifade eder. 'siren sesi', bebekler, yas tutanlar veya hayvanlar için kullanılır.

Examples

The baby began to wail loudly when he was hungry.

Bebek acıkınca yüksek sesle **ağlamaya** başladı.

We heard the wail of the ambulance siren.

Ambulansın sireninin **feryadını** duyduk.

She began to wail when she lost her favorite toy.

Sevdiği oyuncağını kaybedince **ağlamaya** başladı.

He could hear the wind wailing through the trees at night.

Gece ağaçların arasından esen rüzgarın **feryat** ettiğini duyabiliyordu.

People wailed with grief at the funeral.

İnsanlar cenazede üzüntüden **feryat ettiler**.

The cat wailed all night outside my window.

Kedi bütün gece penceremin dışında **ağladı**.