“voluntarily” in Turkish
Definition
Bir şeyi kimse zorlamadan, kendi isteğinle yapmak.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle resmi, hukuki ortamlarda kullanılır; 'gönüllü olarak ayrılmak', 'gönüllü olarak bağış yapmak' gibi fiillerle sıkça geçer. Günlük dilde 'isteyerek', 'kendi isteğiyle' gibi ifadeler de kullanılır.
Examples
You can join the project voluntarily.
Projeye **gönüllü olarak** katılabilirsiniz.
He left the company voluntarily.
Şirketten **gönüllü olarak** ayrıldı.
She donated money voluntarily.
Parayı **gönüllü olarak** bağışladı.
I wasn’t fired; I resigned voluntarily because I needed a change.
Kovulmadım; değişikliğe ihtiyacım olduğu için **gönüllü olarak** istifa ettim.
Nobody asked him to help—he did it voluntarily.
Kimse ondan yardım istemedi—bunu **gönüllü olarak** yaptı.
All the witnesses came forward voluntarily, making the investigation much easier.
Tüm tanıklar **gönüllü olarak** ortaya çıktı, bu da soruşturmayı çok kolaylaştırdı.