volatile” in Turkish

değişkenuçucu (kimya)

Definition

Bir şeyin çok hızlı ve beklenmedik şekilde değişebileceğini ifade eder; kişilerin ruh hali veya borsa gibi. Kimyada ise kolayca gaz haline geçen maddeleri tanımlar.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle resmi veya teknik ortamlarda kullanılır. 'volatile market' hızla değişen piyasa anlamına gelir; 'volatile personality' ise ruh hali çabuk değişen kişi. 'violent' ile karıştırmayın.

Examples

Some chemicals are highly volatile and should be handled with care.

Bazı kimyasallar çok **uçucu**dür ve dikkatle kullanılmalıdır.

He has a volatile temper and gets angry easily.

Onun **değişken** bir mizacı var ve kolayca sinirleniyor.

Gasoline is a volatile liquid, which is why it evaporates so quickly.

Benzin **uçucu** bir sıvıdır, bu yüzden hızlıca buharlaşır.

Their relationship is pretty volatile—one day they're happy, the next they're fighting.

İlişkileri oldukça **değişken**—bir gün mutlular, sonraki gün kavga ediyorlar.

The stock market is very volatile right now.

Borsa şu anda çok **değişken**.

Be careful investing now; conditions are too volatile to predict outcomes.

Şu anda yatırım yaparken dikkatli olun; koşullar sonucu öngörmek için fazlasıyla **değişken**.