viewer” in Turkish

izleyicigörüntüleyici (yazılım/cihaz)

Definition

Bir şeyi izleyen kişi (özellikle televizyon veya internet). Ayrıca, resim, video veya belge görüntülemeye yarayan yazılım ya da cihaza da denir.

Usage Notes (Turkish)

'Izleyici' insanlar için, özellikle TV veya internet içeriğinde kullanılır. Program veya cihazlar için 'görüntüleyici' denir. 'Audience' ise canlı izleyici topluluğu anlamına gelir.

Examples

The new TV show has over one million viewers every week.

Yeni TV programının her hafta bir milyondan fazla **izleyicisi** var.

You need a PDF viewer to open this file.

Bu dosyayı açmak için bir PDF **görüntüleyici** gereklidir.

She is a regular viewer of the evening news.

O, akşam haberlerinin düzenli **izleyicisi**dir.

This YouTube channel has loyal viewers from all over the world.

Bu YouTube kanalının dünyanın dört bir yanında sadık **izleyicileri** var.

Can you recommend a good image viewer for my computer?

Bilgisayarım için iyi bir resim **görüntüleyici** önerebilir misin?

During the live stream, the number of viewers kept going up.

Canlı yayında **izleyici** sayısı sürekli arttı.