viable” in Turkish

uygulanabiliryaşama şansı olan

Definition

Başarıyla gerçekleştirilebilen veya yapılabilen. Ayrıca belirli koşullarda hayatta kalabilen anlamına da gelir.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle resmi ve iş, bilim veya teknik konuşmada kullanılır. Sık sık 'viable option', 'viable solution' kalıplarıyla görülür. Planlar, fikirler ve canlılar (ör. tohum) için uygundur; insanlar için nadiren kullanılır.

Examples

This plan is not viable without more money.

Daha fazla para olmadan bu plan **uygulanabilir** değil.

Solar energy is a viable alternative to fossil fuels.

Güneş enerjisi, fosil yakıtlara **uygulanabilir** bir alternatiftir.

Only viable seeds will grow into healthy plants.

Sadece **yaşama şansı olan** tohumlar sağlıklı bitkilere dönüşür.

That's just not a viable option for us right now.

Bu şu anda bizim için **uygulanabilir** bir seçenek değil.

If you don't have reliable transport, commuting isn't really viable.

Güvenilir bir ulaşım yoksa gidip gelmek gerçekten **uygulanabilir** değil.

We need to see if this business model is still viable in today's market.

Bu iş modeli günümüz piyasasında hâlâ **uygulanabilir** mi bakmamız lazım.