“vending” in Turkish
Definition
Genellikle makineler aracılığıyla veya otomatik olarak bir şeylerin satılması süreci. Sıklıkla 'vending machine' gibi ifadelerde kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
'Vending machine' gibi deyimlerle görülür, tek başına konuşmada nadir kullanılır. Daha çok teknik ya da ticari dilde geçer; sıradan insan satışı anlamında kullanılmaz.
Examples
Vending machines sell snacks and drinks in many schools.
Birçok okulda atıştırmalık ve içecek **satış** makineleri vardır.
The vending area is next to the cafeteria.
**Satış** alanı kafeteryanın yanında.
He works in the company's vending business.
Şirketin **satış (otomatik)** işinde çalışıyor.
After midnight, the only food you can get is from the vending machines.
Gece yarısından sonra yemek almak istiyorsan sadece **satış** makinelerini kullanabilirsin.
They invested in a new vending system for the office.
Ofis için yeni bir **satış** sistemi yatırımı yaptılar.
There's been a boom in contactless vending since the pandemic started.
Pandemi başladığından beri temassız **satış** büyük bir artış gördü.