“unimaginable” in Turkish
Definition
O kadar sıra dışı, büyük ya da aşırı ki hayal bile edilemez. Genellikle olağanüstü olayları ya da duyguları anlatmak için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok yazılı veya resmi konuşmalarda kullanılır. 'Unimaginable pain', 'unimaginable joy' gibi ifadelerle yaygındır. Gündelik konuşmada nadirdir.
Examples
The mountain's height was unimaginable to the villagers.
Dağın yüksekliği köylüler için **akıl almaz**dı.
They lived in unimaginable luxury.
Onlar **akıl almaz** bir lüks içinde yaşıyorlardı.
The loss was unimaginable for her family.
Ailesi için bu kayıp **akıl almaz**dı.
The city changed in ways that were truly unimaginable just a decade ago.
Şehir, sadece on yıl önce **akıl almaz** biçimlerde değişti.
After hearing the news, he felt an unimaginable sense of relief.
Haberi aldıktan sonra **akıl almaz** bir rahatlama hissetti.
Winning the lottery brought her unimaginable opportunities.
Piyangoyu kazanmak ona **akıl almaz** fırsatlar getirdi.