uncovered” in Turkish

ortaya çıkarılmışaçıkta (kapaksız)

Definition

Daha önce saklı olan bir şeyin ortaya çıkarılması ya da herhangi bir koruma veya kapak olmadan açıkta kalması anlamına gelir.

Usage Notes (Turkish)

Fiil olarak, 'gizli bir şeyin gün yüzüne çıkarılması' için kullanılır. Sıfat olarak ise herhangi bir kapağın olmaması anlamında geçer. Basın ve sigorta gibi alanlarda da sıkça kullanılır.

Examples

As they dug deeper, they uncovered layer after layer of history buried under the sand.

Daha derine kazdıkça, kumun altından katman katman tarih **ortaya çıkardılar**.

The medical expense turned out to be uncovered by her insurance, leaving her with a huge bill.

Tıbbi masraf, sigortası tarafından **karşılanmadığı** için ona büyük bir fatura çıktı.

Archaeologists uncovered ancient ruins beneath the city.

Arkeologlar, şehrin altında antik kalıntıları **ortaya çıkardı**.

The investigation uncovered evidence of corruption.

Soruşturma, yolsuzluğa dair kanıtları **ortaya çıkardı**.

Don't leave food uncovered on the counter overnight.

Yiyeceği gece boyunca tezgahta **açıkta** bırakma.

The journalist uncovered a massive fraud scheme that had gone undetected for years.

Gazeteci, yıllardır tespit edilemeyen büyük bir dolandırıcılık planını **ortaya çıkardı**.