“uncertain” in Turkish
Definition
Kesin olmayan ya da bilinmeyen; bir şey hakkında şüphede olmak veya karar verememek durumu. Hem durumlar hem de kişisel hisler için kullanılabilir.
Usage Notes (Turkish)
'Uncertain' biraz resmidir ve genellikle gerçekler ('The result is uncertain'), duygular ('She is uncertain about her future') veya genel durumlar için kullanılır. Sık kullanılan kalıplar: 'uncertain future', 'uncertain outcome', 'be uncertain about'. 'Unsure' (daha kişisel) ile karıştırmayın.
Examples
I feel uncertain about my decision.
Kararım hakkında **belirsiz** hissediyorum.
The weather forecast is uncertain for tomorrow.
Yarın için hava durumu **belirsiz**.
His future plans remain uncertain.
Onun gelecek planları hâlâ **belirsiz**.
We're still uncertain if the meeting will happen.
Toplantının yapılıp yapılmayacağından hâlâ **belirsiziz**.
John sounded uncertain when he answered the question.
John, soruyu cevaplarken **belirsiz** konuştu.
With all these changes, the outcome is really uncertain.
Tüm bu değişikliklerle, sonuç gerçekten **belirsiz**.