“unattractive” in Turkish
Definition
Bakıldığında hoş görünmeyen veya cazip olmayan. Ayrıca ilgi çekici ya da cazibesi olmayan şeyler için de kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Kibar ama olumsuz bir kelimedir, 'çirkin'den daha resmidir. İnsanlar, nesneler veya durumlar için kullanılabilir. Özellikle insanlar için doğrudan söylemekten kaçının, kırıcı olabilir.
Examples
The building is unattractive and old.
Bina **çekici olmayan** ve eski.
He felt unattractive in his new glasses, but everyone thought he looked great.
Yeni gözlüğünde kendini **çekici olmayan** hissetti, ama herkes ona harika göründüğünü düşündü.
The paint color they chose was so unattractive that nobody wanted to buy the house.
Seçtikleri boya rengi o kadar **göze hoş gelmeyen**di ki kimse evi almak istemedi.
This shirt is unattractive to me.
Bu gömlek bana **çekici gelmiyor**.
The offer was unattractive for most people.
Teklif, çoğu kişi için **çekici değildi**.
It's an unattractive job, but someone has to do it.
Bu **çekici olmayan** bir iş ama birisi yapmak zorunda.