“uglier” in Turkish
Definition
'Çirkin'in kıyaslama şeklidir; bir şeyin ya da birinin başka bir şeye göre daha az hoş veya daha itici göründüğünü anlatmak için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Her zaman iki veya daha fazla şey kıyaslanırken kullanılır. Sıkça 'daha da çirkinleşmek', 'daha çirkin görünmek' gibi kalıplarla geçer. Sadece dış görünüş değil, durumlar veya davranışlar için de kullanılabilir.
Examples
That monster is even uglier in the movie than in the book.
O canavar filmde kitapdakinden **daha çirkin**.
This painting is uglier than that one.
Bu tablo, olandan **daha çirkin**.
Honestly, the new uniforms are even uglier than the old ones.
Açıkçası, yeni üniformalar eskilerinden bile **daha çirkin**.
The situation is getting uglier by the minute.
Durum dakikada **daha çirkinleşiyor**.
He thought his haircut couldn't get uglier, but then his friend tried to fix it.
Saçının daha **çirkin** olamayacağını düşünmüştü, ama arkadaşı düzeltmeye çalışınca daha kötü oldu.
My old shoes look uglier every year.
Eski ayakkabılarım her yıl **daha çirkin** görünüyor.