trunk” in Turkish

gövde (ağaç)bagaj (araba)sandık

Definition

Ağacın ana, kalın kısmı; arabanın arka tarafındaki eşya koyma yeri veya büyük, sağlam bir sandık.

Usage Notes (Turkish)

'tree trunk' için 'gövde', araba için Amerikan İngilizcesinde 'trunk' (Türkçede 'bagaj'), İngiliz İngilizcesinde 'boot'. 'storage trunk' da yaygındır.

Examples

The tree has a thick trunk.

Ağacın kalın bir **gövdesi** var.

I put my bag in the trunk of the car.

Çantamı arabanın **bagajına** koydum.

The old trunk is full of clothes.

Eski **sandık** giysilerle dolu.

Can you open the trunk? I left the groceries in there.

**Bagajı** açar mısın? Alışverişi oraya bıraktım.

We sat on a fallen trunk by the river and talked for hours.

Nehir kenarındaki devrilmiş **gövdeye** oturup saatlerce sohbet ettik.

My grandmother kept letters and photos in a wooden trunk.

Büyükannem mektupları ve fotoğrafları ahşap bir **sandıkta** sakladı.