“trampled” in Turkish
Definition
Birçok kişi veya hayvan tarafından üzerine basılarak ezilmiş ya da zarar görmüş olan nesneler için kullanılır. Mecazi olarak saygısız veya hor görülmüş şeyler için de kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle kalabalık veya hayvanlar tarafından bir şeyin ezilmesi için kullanılır. 'trampled rights' ifadesi gibi mecaz anlamda hakların gözetilmemesini de anlatır.
Examples
The cookies got trampled when they fell on the floor.
Kurabiyeler yere düşünce **çiğnendi**.
The flowers were trampled by the crowd.
Çiçekler kalabalık tarafından **çiğnendi**.
The grass was trampled after the festival.
Festivalden sonra çimenler **çiğnenmişti**.
My hope was completely trampled after hearing the bad news.
Kötü haberi alınca umudum tamamen **ezildi**.
The protesters felt their rights were being trampled.
Protestocular haklarının **çiğnendiğini** hissettiler.
Watch out for the wet paint, or it'll get trampled on.
Islak boyaya dikkat et, yoksa **çiğnenir**.