tower” in Turkish

kule

Definition

Kule, çevresindeki binalardan veya yerden daha yüksek ve dar olan bir yapıdır. Bir binanın parçası olabilir ya da gözlem, iletişim, savunma gibi amaçlarla bağımsız olarak inşa edilebilir.

Usage Notes (Turkish)

'clock tower', 'watchtower', 'radio tower', 'office tower' gibi ifadelerde kullanılır. Sadece yüksek bina anlamında değil, yapının dar ve yüksek olması vurgulanır. Fiil olarak da 'yüksekte olmak' anlamındadır.

Examples

The mountains towered over the village at sunset.

Dağlar gün batımında köyün üzerinde **yükseliyordu**.

The old stone tower is near the river.

Eski taş **kule** nehrin yanında.

We climbed the tower to see the city.

Şehri görmek için **kuleye** tırmandık.

That tower has a large clock on it.

O **kulede** büyük bir saat var.

You can't miss the hotel—it's the glass tower across from the station.

Otel gözünden kaçmaz—istasyonun karşısındaki cam **kule** o.

They're building a new office tower downtown.

Şehir merkezinde yeni bir ofis **kulesi** inşa ediliyor.