“torturing” in Turkish
Definition
Birine bilerek büyük fiziksel veya duygusal acı vermek. Çok zor veya sıkıntılı durumlar için de kullanılabilir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle ciddi ve duygusal durumlarda kullanılır. Hem fiziksel işkence hem de duygusal acı ('kendini suçlamak') için kullanılabilir. Devam eden bir eylemi belirtmek için sıkça -yor formunda olur.
Examples
The villain was torturing the hero in the movie.
Filmde kötü adam, kahramana **işkence ediyordu**.
He kept torturing his little brother with scary stories.
Küçük kardeşini korkunç hikayelerle sürekli **işkence ediyordu**.
Why are you torturing yourself over that mistake?
O hata için kendini neden **işkence ediyorsun**?
The long wait for news was torturing her.
Haberleri uzun süre beklemek, onu **işkenceye uğratıyordu**.
He keeps torturing himself with questions about what might have been.
Sürekli 'acaba ne olurdu' sorularıyla kendini **işkence ediyor**.
Stop torturing me and just tell me the secret!
Beni artık **işkence etme**, sırra söyle!