“torment” in Turkish
Definition
Şiddetli fiziksel ya da duygusal acı; ya da birine yoğun şekilde acı çektirmek.
Usage Notes (Turkish)
Günlük dilde hafif acı için kullanılmaz, daha çok edebi ya da ciddi durumlarda ağır acı için geçerlidir. 'duygusal ızdırap' gibi kullanımları yaygındır.
Examples
The loud noise tormented the baby all night.
Yüksek ses bütün gece boyunca bebeği **ızdırap** içinde bıraktı.
His guilty thoughts were a constant torment.
Suçluluk duyguları onun için sürekli bir **ızdırap** kaynağıydı.
This headache is really tormenting me today.
Bugünkü bu baş ağrısı beni gerçekten **ızdırap** içinde bırakıyor.
Why do you let that memory torment you after all these years?
Bunca yıl sonra o hatıranın seni hala **ızdırap** ettirmesine neden izin veriyorsun?
She couldn't sleep, tormented by worry about her exams.
Sınav kaygısıyla **ızdırap** içinde uyuyamadı.
He felt great torment after his friend's betrayal.
Arkadaşının ihaneti sonrası büyük **ızdırap** yaşadı.