“tinkle” in Turkish
Definition
Küçük çan, bardak ya da metal eşyaların çıkardığı hafif, ince ses. Çocuklara yönelik şekilde 'çiş yapmak' anlamında da kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Çocuklarla ya da samimi konuşmalarda 'çiş yapmak' olarak kullanılabilir. 'Çınlama' kısmı ise küçük objelerin çıkardığı ince ve hafif sese işaret eder.
Examples
I heard the tinkle of the bell when the door opened.
Kapı açıldığında zilin **çınlama** sesini duydum.
The coins made a tinkle as they fell to the floor.
Paralar yere düşünce **çınlama** sesi çıktı.
Mom, I need to tinkle!
Anne, **çiş yapmak** istiyorum!
Let me know if you hear a tinkle coming from the kitchen, I might have left the tap on.
Mutfaktan bir **çınlama** duyarsan haber ver, musluğu açık bırakmış olabilirim.
He tried to sneak past us, but the tinkle of his keys gave him away.
Bize fark ettirmeden geçmeye çalıştı ama anahtarlarının **çınlama** sesi onu ele verdi.
If you need to tinkle, there’s a bathroom just down the hall.
Eğer **çiş yapmak** istersen, koridorun sonunda bir tuvalet var.