“tarn” in Turkish
Definition
Buzulların oluşturduğu yüksek dağlık bölgelerde bulunan küçük doğal göldür.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle coğrafi ya da edebi metinlerde geçer. Sadece dağlarda bulunan doğal göller için kullanılır, insan yapımı ya da alçak arazi göletleri için değil.
Examples
The water in the tarn was clear and cold.
**Buzul gölü**ndeki su berrak ve soğuktu.
After a tough climb, we relaxed by the cool tarn and had lunch.
Zorlu bir tırmanıştan sonra serin **buzul gölü** kenarında dinlendik ve öğle yemeğimizi yedik.
The hikers found a peaceful tarn at the top of the mountain.
Yürüyüşçüler dağın tepesinde huzurlu bir **buzul gölü** buldular.
Fish live in the deep tarn near the glacier.
Buzulun yakınındaki derin bir **dağ gölü**nde balıklar yaşar.
You rarely see a tarn unless you hike high into the hills.
Eğer yüksek tepelere tırmanmazsan **buzul gölü** görme şansın pek yoktur.
The tarn reflected the clouds like a perfect mirror.
**Buzul gölü**, bulutları mükemmel bir ayna gibi yansıttı.