tangled” in Turkish

dolaşıkkarmakarışık

Definition

Birbirine dolanmış veya karışmış nesneler için kullanılır. Ayrıca sorunlu, karmaşık veya anlaşılması zor durumlar için de kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

'dolaşık saç', 'dolaşık kablo' gibi fiziksel kullanımlar yaygındır. Figüratif olarak ise; karmaşık ilişkiler veya durumlar için kullanılır. 'get tangled up in' deyimi, bir sorun ya da karmaşıklığın içine girmeyi belirtir.

Examples

The kitten got tangled up in the ball of yarn.

Yavru kedi yumağa **dolaşık** şekilde sardı.

The investigation revealed a tangled web of offshore accounts and shell companies.

Soruşturma, bir dizi offshore hesap ve paravan şirketten oluşan **karmakarışık** bir ağı ortaya çıkardı.

My headphone wires always get tangled in my pocket.

Kulaklık kablolarım cebimde her zaman **dolaşık** hale geliyor.

She tried to brush her tangled hair after the windy walk.

Rüzgarlı yürüyüşten sonra saçlarını **dolaşık** halinden açmaya çalıştı.

Don't get tangled up in office politics — just do your job and stay out of it.

Ofis politikalarına **bulaşma**— sadece işini yap ve uzak dur.

Their relationship history is so tangled that even their closest friends can't keep track.

Onların ilişki geçmişi o kadar **karmakarışık** ki, en yakın arkadaşları bile takip edemiyor.