“suspected” in Turkish
Definition
Doğruluğu kanıtlanmamış, muhtemel ya da suçlu olabileceği düşünülen kişi veya neden için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle isimden önce gelir: 'the suspected thief', 'a suspected cause'. Kesin olmamakla birlikte şüpheyi belirtir; haber, polis ve tıp alanlarında sık kullanılır. 'Suspicious' (şüpheli) ile karıştırmayın.
Examples
The police talked to the suspected driver.
Polis **şüpheli** sürücüyle konuştu.
Doctors found the suspected cause of the fever.
Doktorlar ateşin **şüpheli** nedenini buldu.
He was suspected of stealing the bike.
O, bisikleti çalmakla **şüpheli** olarak görüldü.
They closed the beach because of a suspected shark sighting.
**Şüpheli** köpekbalığı görülmesi nedeniyle plaj kapatıldı.
The report points to a suspected gas leak.
Rapor, **şüpheli** gaz kaçağına işaret ediyor.
She was taken in for questioning as a suspected accomplice.
O, **şüpheli** suç ortağı olarak sorguya alındı.