“superstition” in Turkish
Definition
Bilimsel bir nedeni olmadan, bazı eylem veya nesnelerin iyi ya da kötü şans getirebileceğine inanma durumudur.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle isim olarak kullanılır. 'ancient superstition', 'popular superstition' gibi ifadeler yaygındır. Şans ve açıklanamayan güçlerle ilgili mantıksız inançları anlatır.
Examples
Many people believe in the superstition that breaking a mirror brings bad luck.
Birçok insan, ayna kırmanın kötü şans getirdiğine dair bir **batıl inanç**a inanır.
It is a superstition to think that black cats are unlucky.
Siyah kedilerin uğursuzluk getirdiğini düşünmek bir **batıl inanç**tır.
Some cultures have the superstition that opening an umbrella indoors brings bad luck.
Bazı kültürlerde, kapalı alanda şemsiye açmanın kötü şans getirdiğine dair bir **batıl inanç** vardır.
He doesn't walk under ladders because of an old superstition.
O, eski bir **batıl inanç** yüzünden merdivenin altından yürümez.
For my grandmother, throwing salt over your left shoulder is just a harmless superstition.
Büyükannem için, sol omzunun üzerinden tuz atmak sadece zararsız bir **batıl inanç**tır.
Even if you don't believe in any superstition, it's fun to learn about them from different cultures.
Hiçbir **batıl inanç**a inanmıyor olsanız bile, farklı kültürlerden onları öğrenmek eğlencelidir.