“sublime” in Turkish
Definition
Son derece güzel, etkileyici veya yüksek kalitede olup hayranlık uyandıran ya da insanı büyüleyen şeyler için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok edebi ve resmi dille, sanat veya doğanın güzelliğini tarif etmek için kullanılır. Gündelik konuşmada yaygın değildir.
Examples
The orchestra's music was absolutely sublime last night.
Dün gece orkestranın müziği gerçekten **muhteşem**di.
The view from the mountain was sublime.
Dağdan manzara **yüce**ydi.
She delivered a sublime performance in the play.
Oyunda **yüce** bir performans sergiledi.
This chocolate tastes sublime.
Bu çikolatanın tadı **olağanüstü**.
He described the painting as a sublime example of modern art.
Bu tabloyu modern sanatın **yüce** bir örneği olarak tanımladı.
There was something sublime about the simple beauty of the sunset.
Gün batımının sade güzelliğinde **yüce** bir şey vardı.