“stunning” in Turkish
Definition
Çok güzel veya etkileyici; göreni hayran veya şaşkın bırakır. İnsanlar, yerler, nesneler ve olaylar için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genelde olumlu ve etkileyici durumları anlatır; 'büyüleyici manzara', 'şaşırtıcı sonuç' gibi. 'Beautiful'dan daha güçlü. Nadir de olsa şok edici şeyler için de kullanılabilir.
Examples
The bride looked stunning in her white dress.
Gelin beyaz elbisesiyle **büyüleyici** görünüyordu.
We saw a stunning sunset at the beach.
Sahilde **büyüleyici** bir gün batımı gördük.
Your painting is stunning!
Tablon **büyüleyici**!
Wow, her new haircut is absolutely stunning.
Vay be, yeni saç modeli gerçekten **büyüleyici**.
That was a stunning performance by the dancer last night.
Dün gece dansçının performansı **şaşırtıcı**ydı.
The team’s victory was a stunning surprise to everyone.
Takımın zaferi herkes için **şaşırtıcı** bir sürpriz oldu.