strokes” in Turkish

inmedarbelerfırça darbeleri

Definition

'stroke' kelimesinin çoğulu. Felç (beyin), el veya bir aletle yapılan hareketler (resim, yüzme gibi) ya da nazik dokunuşları ifade edebilir.

Usage Notes (Turkish)

Çoğul olarak, birden fazla inme, fırça darbeleri ya da yüzme stillerini ifade edebilir. Anlamı bağlama göre belirlenir. 'to stroke' (okşamak) fiiliyle karıştırmayın.

Examples

She had two strokes last year.

O geçen yıl iki kez **inme** geçirdi.

He practiced his swimming strokes every day.

Her gün yüzme **stroklarını** çalıştı.

The artist used gentle strokes to finish the painting.

Sanatçı, tabloyu tamamlamak için yumuşak **fırça darbeleri** kullandı.

After several strokes, his left side became weak.

Birkaç **inmeden** sonra, sol tarafı zayıfladı.

If you watch closely, her painting strokes are really distinctive.

Yakından bakarsan, onun tablo **fırça darbeleri** gerçekten çok kendine özgü.

He learned different strokes like freestyle and butterfly.

Serbest ve kelebek gibi farklı **yüzme stillerini** öğrendi.