“strengthen” in Turkish
Definition
Bir şeyi daha güçlü, etkili veya sağlam hale getirmek. Fiziksel güç, yetenekler, ilişkiler veya sistemler için kullanılabilir.
Usage Notes (Turkish)
'Güçlendirmek' genellikle resmi veya yarı-resmi ortamlarda kullanılır. 'Takımı güçlendirmek', 'ilişkileri güçlendirmek', 'ekonomiyi güçlendirmek' gibi ifadelerde sık geçer. 'Intensify' ile karıştırmayın.
Examples
The government will strengthen the new law.
Hükümet yeni yasayı **güçlendirecek**.
Daily reading can really strengthen your vocabulary.
Her gün okumak, kelime bilginizi gerçekten **güçlendirebilir**.
You can strengthen your muscles by exercising regularly.
Düzenli egzersizle kaslarınızı **güçlendirebilirsiniz**.
They want to strengthen their English skills.
İngilizce becerilerini **güçlendirmek** istiyorlar.
These changes will help strengthen the company’s position in the market.
Bu değişiklikler, şirketin pazardaki konumunu **güçlendirmeye** yardımcı olacak.
After the crisis, the two countries worked to strengthen their ties.
Krizden sonra iki ülke ilişkilerini **güçlendirmek** için çalıştı.