“streams” in Turkish
Definition
Küçük ve dar dere, sürekli akan sıvı ya da internet üzerinden yapılan canlı yayın anlamına gelir.
Usage Notes (Turkish)
‘Dere’ kelimesi büyük akarsulardan daha küçüktür. Teknolojide ise canlı yayın anlamında 'stream' kullanılır. Hangi anlamda kullanıldığını bağlam belirler.
Examples
There are many streams in this forest.
Bu ormanda birçok **dere** var.
The water in these streams is very clean.
Bu **derelerdeki** su çok temiz.
She likes to listen to music streams online.
O, müzik **yayınlarını** internetten dinlemeyi sever.
Different streams joined together to form a bigger river.
Farklı **dereler** birleşip daha büyük bir nehir oluşturdu.
The concert had over ten thousand live streams last night.
Dün gece konserde on binden fazla **canlı yayın** vardı.
Heavy rain turned the quiet paths into rushing streams.
Yoğun yağmur, sessiz patikaları çağlayan **dere**lere çevirdi.