stomping” in Turkish

gümbürdemekezerek yürümek

Definition

Ayağı yere sertçe vurup ses çıkarmak ya da öfke veya duyguları göstermek için yapılan hareket. Bazen dans ederken de yapılır.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle gayriresmi ve duygusal anlarda kullanılır. 'stomping ground' sık gidilen yer anlamında. 'stamping' (resmi damga basmak) ile karıştırmayın.

Examples

She was stomping around her room because she lost her phone.

Telefonunu kaybettiği için odasında **gümbürderken** dolaşıyordu.

The children were stomping on the floor upstairs.

Yukarıda çocuklar zemini **gümbürdüyordu**.

I heard someone stomping in the hallway.

Koridorda birinin **gümbürdettiğini** duydum.

Stop stomping your feet when you're angry.

Sinirlendiğinde ayağını **gümbürdetme**.

The band got the whole crowd stomping to the music.

Grup tüm kalabalığı müzikle birlikte **gümbürdetti**.

He came stomping into the kitchen after his team lost.

Takımı kaybettikten sonra mutfağa **gümbürdeyerek** girdi.