“stimulating” in Turkish
Definition
Sizi heyecanlandıran, ilginizi çeken veya daha aktif hissettiren bir şey. Genellikle zihinsel faaliyeti veya coşkuyu artıran şeyler için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle kitaplar, sohbetler, ortamlar veya deneyimler için kullanılır ve zihni canlandıran, heyecanlandıran anlamı taşır. Olumlu, resmi ya da yarı resmidir. Sık kullanılan kalıplar: 'stimulating discussion', 'stimulating environment'. 'stimulated' (hissedilen) ya da 'stimulant' (kimyasal) ile karıştırmayın.
Examples
The teacher gave a stimulating lesson.
Öğretmen **uyarıcı** bir ders verdi.
Reading this book is very stimulating.
Bu kitabı okumak çok **uyarıcı**.
Coffee has a stimulating effect in the morning.
Kahvenin sabahları **uyarıcı** etkisi vardır.
That was a really stimulating conversation — I learned a lot.
Gerçekten **uyarıcı** bir sohbetti, çok şey öğrendim.
Working in a stimulating environment helps me stay creative.
**Uyarıcı** bir ortamda çalışmak, yaratıcı kalmamı sağlıyor.
I always find travel to be stimulating — every place offers something new.
Seyahat etmeyi her zaman **uyarıcı** bulurum—her yerin sunacak yeni bir şeyi var.