“stationary” in Turkish
Definition
Hareket etmeyen, aynı yerde duran ya da pozisyon değiştirmeyen anlamına gelir.
Usage Notes (Turkish)
'stationery' (kırtasiye) ile karıştırmayın. Daha çok nesneler için, resmi veya teknik ortamlarda kullanılır: 'a stationary car', 'remain stationary'. Bilimsel ve ulaşım terimlerinde sık geçer.
Examples
The bus remained stationary at the stop for five minutes.
Otobüs durakta beş dakika boyunca **sabit** kaldı.
Keep the bike stationary while I check the tire.
Lastiği kontrol ederken bisikleti **sabit** tut.
The earth is never truly stationary.
Dünya asla tam anlamıyla **sabit** değildir.
He stood stationary while everyone else was dancing.
Herkes dans ederken o, **sabit** duruyordu.
I thought the traffic light was green, but the cars stayed stationary.
Işığın yeşil olduğunu sandım ama arabalar **sabit** kaldı.
This exercise keeps your legs moving but your upper body stationary.
Bu egzersizde bacaklar hareket eder; üst gövde **sabit** kalır.