“stance” in Turkish
Definition
Bir kişinin bir konuda düşünce veya yaklaşımı ya da fiziksel olarak duruş şekli anlamına gelir.
Usage Notes (Turkish)
Hem fikir (ör: 'bir konuda tutum almak'), hem de fiziksel duruş anlamında kullanılır. Resmi veya yazılı dilde daha sık rastlanır.
Examples
He took a strong stance against bullying.
Zorbalığa karşı güçlü bir **tutum** aldı.
Her karate stance was perfect during the test.
Sınavda onun karate **duruşu** kusursuzdu.
What is your stance on climate change?
İklim değişikliği konusunda senin **tutumun** nedir?
Politicians often change their stance depending on the audience.
Siyasetçiler genellikle dinleyiciye göre **tutumlarını** değiştirir.
She kept a defensive stance when answering tough questions.
Zor soruları cevaplarken savunmacı bir **duruş** sergiledi.
I'm not sure about his stance, but he seems open to discussion.
Onun **tutumu**ndan emin değilim, ama tartışmaya açık görünüyor.