“staked” in Turkish
Definition
'Staked' bir şeye (genellikle para gibi değerli bir şey) bahse girmek veya bir şeyi kazıkla sabitlemek ya da desteklemek anlamına gelir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle kumar, iş veya fiziksel bir nesneyi desteklemek için kullanılır. 'Steak' (yiyecek) ile karıştırmayın.
Examples
The tent was securely staked into the ground before the storm hit.
Çadır, fırtına çıkmadan önce yere sağlamca **kazıklandı**.
I staked my reputation on the project's success, so it has to work.
Projede başarıya ulaşmayı kendi itibarımı **bahse girdiğim** için başarmak zorundayım.
He staked $50 on the football match.
Futbol maçına 50 dolar **bahse girdi**.
The young tree was staked to help it grow straight.
Genç ağaç düz büyüsün diye **kazıkla desteklendi**.
They staked their hopes on winning the competition.
Yarışmayı kazanma umudunu **bahse girdiler**.
She staked everything she had on that business idea.
Sahip olduğu her şeyi bu iş fikrine **bahse girdi**.