“squawk” in Turkish
Definition
Özellikle papağan gibi bir kuşun yüksek ve rahatsız edici ses çıkarmasıdır. Ayrıca bir insanın yüksek sesle ve kaba şekilde şikayet etmesi anlamında da kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle kuşların çıkardığı rahatsız edici sesler veya insanların yüksek sesle şikayet etmesi için kullanılır. Resmi dile veya nazik şikayetlerde kullanılmaz. 'let out a squawk', 'squawk about something' gibi kalıplarla geçer.
Examples
The parrot began to squawk when it saw the cat.
Papağan, kediyi görünce **cıyaklamaya** başladı.
She squawked loudly when someone stepped on her foot.
Birisi ayağına basınca o, yüksek sesle **cıyakladı**.
Crows often squawk early in the morning.
Kargalar sabah erken saatlerde sıkça **cıyaklar**.
Stop squawking and help me with these bags!
**Cıyaklamayı** bırak da şu çantalar konusunda bana yardım et!
He squawked about the new rules for an hour.
O, yeni kurallar hakkında bir saat boyunca **yüksek sesle şikayet etti**.
There was a sudden squawk from the back of the room.
Odanın arkasından aniden bir **cıyaklama** sesi geldi.