“sprouts” in Turkish
Definition
Tohumdan veya bitkiden çıkan küçük taze sürgünlerdir; genellikle fasulye filizi gibi yenilebilen taze bitki filizleri için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genelde 'filiz' veya 'taze sürgün' yiyecek olarak kullanılan genç bitki bölümlerini anlatır. 'Brüksel lahanası' ile karıştırılmamalıdır.
Examples
We had sprouts in our salad today.
Bugün salatamızda **filiz** vardı.
Bean sprouts are crunchy and fresh.
Fasulye **filizi** çıtır çıtır ve tazedir.
The sprouts grew quickly in the sun.
**Filizler** güneşte hızla büyüdü.
Do you like adding sprouts to sandwiches?
Sandviçlere **filiz** eklemeyi sever misin?
I like to grow sprouts on my kitchen counter—they’re ready in a few days.
Mutfağımda **filiz** yetiştirmeyi seviyorum—birkaç gün içinde hazır oluyorlar.
Not everyone likes the taste of sprouts, but they’re super healthy.
Herkes **filiz** tadını sevmez ama çok sağlıklıdırlar.