“spreading” in Turkish
Definition
Bir şeyin zamana yayılıp daha geniş bir alana ulaşması veya daha fazla kişiye ulaşması. Genellikle hastalık, haber, ateş, etki ya da maddeler için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle isim-fiil olarak kullanılır: 'the spreading of a disease', 'spreading quickly'. Tamamlanmış sonuç olan 'spread' ya da fiil haliyle karıştırmayın.
Examples
The news is spreading around the school.
Haber, okulda **yayılıyor**.
The spreading of the fire was very fast.
Yangının **yayılması** çok hızlıydı.
Doctors are worried about the spreading of the disease.
Doktorlar hastalığın **yayılması** konusunda endişeli.
Social media can help with spreading important information quickly.
Sosyal medya önemli bilgilerin hızlı **yayılmasına** yardımcı olabilir.
They're spreading rumors again, so don't believe everything you hear.
Yine **dedikodu** yayıyorlar, duyduğun her şeye inanma.
We're trying to stop the panic from spreading any further.
Paniğin daha fazla **yayılmasını** durdurmaya çalışıyoruz.