“spotlight” in Turkish
Definition
Belirli bir yeri veya kişiyi aydınlatmak için kullanılan güçlü bir ışık; ayrıca birine ya da bir şeye gösterilen dikkat veya ilgi anlamında da kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Hem gerçek sahne ışığı hem de ilgi merkezi anlamında kullanılır. 'Spot ışığında olmak', 'spot ışığı altında' deyimleri yaygındır.
Examples
After his big win, all the spotlight was on him.
Büyük zaferinden sonra tüm **spot ışığı** onun üzerindeydi.
The interview put the issue back in the spotlight.
Röportaj, konuyu tekrar **ilgi odağı**na getirdi.
She loves the spotlight, always looking for attention.
O, **spot ışığı**nı çok sever, sürekli ilgi arar.
A bright spotlight lit up the painting.
Parlak bir **spot ışığı**, tabloyu aydınlattı.
She doesn't like being in the spotlight.
O, **ilgi odağı** olmayı sevmiyor.
The actor stood in the spotlight on the stage.
Oyuncu sahnede **spot ışığı** altında duruyordu.