“spot” in Turkish
Definition
'Spot' kelimesi küçük leke, belirli bir yer veya ciltteki sivilce anlamına gelir; bir şeyi fark etmek veya tanımak anlamında da kullanılabilir.
Usage Notes (Turkish)
‘Spot’ kelimesi ‘favorite spot’, ‘parking spot’ gibi deyimlerle ‘yer’ anlamında gayri resmi olarak kullanılır; fiil kullanımı da yaygındır ('fark etmek'). ‘Sivilce’ anlamı günlük ve İngiliz İngilizcesinde yaygındır, ‘leke’ ile karıştırmayın.
Examples
He has a spot on his nose.
Onun burnunda bir **sivilce** var.
There is a red spot on your shirt.
Gömleğinde kırmızı bir **leke** var.
Let's meet at our usual spot in the park.
Parktaki her zamanki **yer**imizde buluşalım.
Can you spot the difference between these two pictures?
Bu iki resim arasındaki farkı **fark edebilir** misin?
That's a tough spot to park in.
Orası park etmek için zor bir **yer**.
Wow, you spotted that mistake really quickly!
Vay be, hatayı gerçekten hızlı **fark ettin**!