“splendor” in Turkish
Definition
Çok etkileyici, göz kamaştırıcı bir güzellik veya gösterişli bir görünüm. Genellikle büyük, görkemli yerler için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Ciddi ve edebi bir ifadedir. Saraylar, tarihi yerler veya doğa manzaraları için kullanılır. Günlük güzellik için 'güzellik' kelimesi tercih edilmeli.
Examples
The garden was in full splendor during spring.
Baharın gelişiyle bahçe tam **ihtişam**ına kavuştu.
She walked into the ballroom, amazed by its splendor and elegance.
Balo salonuna girdi ve onun **ihtişamı** ve zarafeti karşısında büyülendi.
Visitors come from all over the world to see the splendor of the ancient city.
Dünyanın dört bir yanından ziyaretçiler, antik şehrin **görkemini** görmek için gelirler.
After the rain, the garden returned to its former splendor.
Yağmurdan sonra bahçe eski **ihtişamına** kavuştu.
The castle was filled with splendor.
Kale **ihtişam** ile doluydu.
We admired the splendor of the mountains.
Dağların **görkemi**ne hayran kaldık.